16 Şubat 2015 Pazartesi

Çeribaşı Akmaca: Kamil Ağabey

Şair, yazar ve Yahya Kemal Romanları çeribaşısı Cemil Akmaca "Kamil Ağabey" isimli öyküsüyle demircilikle uğraşan bir Roman ailesinin günlük yaşamından kesitler sunuyor. Akmaca'nın öyküsü sitemizde dizi halinde yayınlanacak:

Naylon çadırın içindedirler. Birden bir patırtı gelir. “Abe ne yatarsın,  daha yapılacak bir sürü iş var, ocak yanacak. Nerde bu demirler”. Adam yorgandan kafasını uzatır, “Abe ne bağırırsın, yak ateşi, koy çayı da kalkalım”. Kadın kızarak yerdeki hırkasını giyer. Saçı başı dağılmış, elleri balyoz sallamaktan nasırlı bir haldedir. “İyi” der, “Bak ateşi yakacağım, kalkmazsan o zaman o kızgın kömürü üstüne dökerim”. 

4 Şubat 2014 Salı

Çeribaşı Akmaca / Sonu Olmayan Mutluluk

Şair ve yazar Çeribaşı Akmaca, "Sonu Olmayan Mutluluk" adlı şiirinde Çingenelerin sorunlarını son derece güçlü, edebi bir anlatımla aktarıyor. Akmaca'nın şiiri Çingenelerin nesillerdir tanık oldukları yıkımların derin acılarını yansıtıyor. Bu vesileyle geçtiğimiz günlerde bir kalp rahatsızlığı geçiren yazarımız Akmaca'nın en yakın zamanda sağlığına yeniden kavuşmasını diliyoruz. 


Sonu Olmayan Mutluluk

Karlı buz gibi hava

Dışarıda dozer sesleri var anne

Gök gürlemesi gibi bir sesle

Gittikçe yaklaşıyor

3 Aralık 2013 Salı

Refika Teyze'nin Hikayesi

30/10/2013

Mahallemiz kalabalık bir mahalleydi. İnsanları ise hurda işiyle, gençler de mobilya işleriyle uğraşırdı. Birlik vardı, büyüklere saygı vardı, şimdiki gibi değildi. O zamanın gençleri mahallelerinin iyi anılmasını isterdi. Semtimizde kanunsuz olarak bilinen, suç işleyecek insan da yoktu. Semtte bulunan Roman olmayan insanlar evlerimize gelir, kapıların önüne kilimler atılır, çaylar demlenir; Çingene Laz Kürt şiveleriyle sohbetler başlardı, herkes herkesten memnundu.

Kağıthane

20/05/2013

Hergün yazıyorum. Bilginiz vardır herhalde. Benim semtimde Romanlar 50 yıldır yaşıyor. Yani yeni yetişen nesil ve benim yaşımdaki nesilden bahsediyorum. Ya babalarımız? Onlar Kağıthane köyken yıkımlarla buralara sürülmüşler. Yol, su ve elektriğin; altyapının olmadığı bir dönemde gelmişler. O zamanlar her taraf yemyeşil, otlar diz boyu. Buranın adını da her yer çayır olduğundan Çayır Sokak koymuşlar.

Öykü Gibi Ama Gerçek

11/05/2013

Mahallemizin delikanlısı Kamil Abi aşık olduğu genç kızla söz kesiyor ve bir mahalle düğünüyle evleniyorlar. Sevgi bu, hiç bir engel tanımıyor. Ne yazık ki evlendiği kadının kimliği yok, annesi babası nikahsız yaşadıkları için kimliğini alamamış. O zamanlar ne belediye var ne de okumak için okul. O dönemin insanlarının belki de yüzde altmışı okuma yazma bilmiyor. Haklarını almak için yapabildikleri tek şey sadece jandarma karakoluna gidip sorunlarını anlatmaya çalışmak. Biz yine öykümüze dönelim...

Temiz Toplum Çağdaş Gençlik

15/11/2012

Eski kızılderililerin beyaz adamlarla savaşını konu alan bir filim dikkatimi çekti. Dağınık ve örgütsüz bir biçimde göçebe yaşayan kızıl derililer sadece yaşadıkları bölgede av hayvanları avlayarak geçimini sağlamaktadır. Fakat beyaz adamlar dedikleri Amerikalılar değerli arazileri aralarında bölüşmek ve yerlileri köylerinden, o verimli arazilerden kovmanın yollarını ararlar. Bazı silah ve içki tüccarları yerli köylerine gelir, onlardan hiç değeri olmayan hayvan kemiklerinden yapılmış kolyeler alır, karşılık içki ve silah verirler.

Eşya Pazarları Üzerine

08/11/2012

Bu ne biçim bir geri dönüşüm anlayışı? Avrupa Birligi'ne üye olan ülkelerde yoksul halkın gelir kaynagı olan eski eşya pazarları belgesellere konu oluyor. Bizim ülkemizde ise bazı belediyeler zor kullanarak buraları kapatmaya çalışıyorlar. Seyyar satıcılıkla geçimini sağlayan insanlara zabıta yer göstereceği yerde o insanın tezgahını açmasına izin vermiyor.